BANKACILIK KANUNU DEGISIYOR

Bankacılık Kanunun’da değişiklik içeren teklif Meclis’e sunuldu. Teklifte, banka ücret – komisyonlarında yetkinin TCMB’ye verilmesi, bankaları tehlikeye düşürenlerin imza yetkisinin kalkması gibi başlıklar var

Ak Parti Milletvekilleri Bankacılık Kanunun’da değişiklik içeren teklifi TBMM’ye sundu.

Teklifte; bankaları tehlikeye düşürenlerin imza yetkisinin kalkması, kalkınma ve yatırım bankalarının yeni finansman yöntemlerinin kredi sayılabilmesi, banka ücret- komisyonlarına dair yetkinin TCMB’ye verilmesi, içeriden öğrenenlerin ticaretinde ceza alt sınırının 3 yıla çıkartılması, manipülasyon suçunun cezasında alt sınırın üç yıla çıkartılması, BDDK’ya bankacılıkta erken aksiyon alınması için yetki verilmesi, BDDK‘nın bankalardan program isteme yetkisinin genişletilmesi, bankaların bilgi sistemlerinin yurtiçinde tutulmasında BDDK’nın karar almaya yetkili olması gibi başlıklar yer alıyor. 

Teklifle ilgili not şu şekilde; 

“5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nda uluslararası en iyi uygulamalara uyum sağlanması, Kanunun yürürlüğe girdiği 2005 yılından bu yana bankacılıktaki gelişime bağlı ortaya çıkan gereksinimlerin karşılanması amacıyla Kanun değişikliği taslağı hazırlanmıştır.

Değişiklikler, Basel Bankacılık Denetim Komitesi tarafından yayımlanan standartları esas alan uluslararası örnek uygulamalardan hareketle Türk bankacılık sektöründe yapısal kazanımlar elde edilmesini amaçlamaktadır. Kanun taslağı, düzenleme ve denetleme otoritesi tarafından belirlenen esaslarla bankalara olası sorunlara karşı daha pro-aktif bir yaklaşım kazandırılmasını benimsemekte, şeffaflık ve risk yönetimi standartlarını ileri taşımaktadır. Katılım, kalkınma ve yatırım bankacılığının geliştirilmesinin yanı sıra faktoring şirketlerinin kurumsal yapılarının güçlendirilmesi de amaçlanmıştır.

Katılım ve kalkınma- yatırım bankacılığının geliştirilmesi

Değişiklikle, katılım bankalarının çalışma prensiplerine uygun ürün ve hizmet çeşitliliğinin artırılması, kalkınma ve yatırım bankacılığının geliştirilmesine uygun düzenleme çerçevesi oluşturulması hedeflenmektedir. Ekonomiye katma değer sağlamaya yönelik olarak kalkınma ve yatırım bankalarının da katılım bankaları gibi faizsiz esasa göre fon kullandırılabilmesinin önü açılmıştır. Bu şekilde kalkınma bankacılığının fonlama imkanları çeşitlendirilmiş olacaktır.

Yurtdışındaki gelişmelere benzer şekilde yeni faizsiz finansman yöntemleri kullanımının önü açılacaktır. Ayrıca, finansal piyasalardaki yeniliklerin eş zamanlı takip edilebilmesi için Kurulun piyasalardaki bu gelişmelere uygun yeni fon kullandırma yöntemlerini de belirlemesi için Kanunla yetkilendirilmesi önerilmektedir.

İzinsiz faaliyetlere karşı erişim yasağı uygulaması

İzinsiz mevduat toplama, bankacılık faaliyetinde bulunma, banka adını kullanma vakaları ile sıklıkla karşılaşılmaktadır. İzinsiz faaliyetlerin işlenmesinde kullanılan internet sitelerine erişimin engellenmesi vatandaşların mağduriyetinin önüne geçilmesi bakımından büyük önem arz etmektedir. Değişiklikle, izinsiz bankacılık faaliyetlerine karşı erişim yasağı uygulamasının alınacak tedbirler arasına eklenmesi amaçlanmaktadır.

İdari para cezası tutarlarının artırılması

Öte yandan, bankacılık sektörüne ilişkin uluslararası uygulamalarda, ihlallerin giderilmesi veya caydırıcılığın tesis edilmesini teminen Türkiye’deki mevzuat uyarınca belirlenen idari para cezalarına nazaran daha yüksek tutarlı cezaların belirlendiği görülmektedir. Basel ilkeleri zemininde Kurum uygulamaları kapsamında ihlallerin sıklığı ve önemi dikkate alınmak suretiyle yeterli caydırıcılığın sağlanması ve ihlallerin engellenmesi adına, söz konusu değişiklikler yapılmıştır.

En son Bankacılık Kanununun yürürlüğe girdiği 2005 yılında belirlenen ceza miktarları caydırıcı olabilmesi için günümüz şartlarına göre güncellenmiştir.

Finansal piyasalarda manipülasyon cezası

2008 küresel finans krizi sonrasında özellikle büyük bankalar tarafından maliyetlerini azaltmak ve kârlılıklarını yükseltmek amaçlarıyla, piyasa bozucu işlemlere başvurulmuştur. Bunun sonucunda uluslararası arenada bankalara çok yüksek tutarlara ulaşan para cezaları uygulanmıştır.

Türkiye’de ise 5411 sayılı Kanundaki idari para cezalarına ilişkin madde hükümleri, sadece ilgili maddelere aykırılığı yaptırıma tabi tutmaktadır. Dolayısıyla Kanunda madde olarak tanımlanmamış hususlara idari para cezası verilememektedir. AB direktifleri ve benzer ülke uygulamalarında olduğu gibi finansal piyasalarda yaşanacak manipülatif hareketlere karşı idari para cezası uygulaması getirilmesi uygun görülmüştür.

Önlem planlarının sağlayacağı katkılar

G-20 kararları ve Avrupa Birliği uygulamalarına uyumlu olarak sistemik önemi haiz bankaların kendiliğinden, faaliyetleri ve üstlendikleri risklerle uyumlu olarak gelecekte ortaya çıkabilecek olumsuz gelişmeler karşısında alacakları önlemleri içeren planları hazırlayarak uygulaması öngörülmektedir. ABD, Japonya ve İngiltere’de olduğu gibi bankaların sağlıklı şekilde faaliyetlerini sürdürdükleri dönemde oluşturulması esas olan önlem planları BDDK tarafından, daha pro-aktif bir denetim sürecinin bir parçası haline getirilmek suretiyle değerlendirilecektir.

Risk grupları tanımına etkinlik kazandırılması

Bankaların grup bazında kredi risklerinin takibinde önem taşıyan risk grubu tanımı genişletilerek, risk gruplarının Basel Bankacılık Denetim Komitesi tarafından yayımlanan standartlar ile uyumlu olarak uygulanmasına yönelik esasların denetim otoritesi tarafından belirlenmesi sağlanmaktadır.

Müşteri sırları, kişisel verilerin korunması ve bilgi sistemleri

Kanunda müşteri sırrı niteliğindeki verilerin ne olduğuna ilişkin bir tanımlama yapılmadığı için müşteri verilerinin işlenmesi ve aktarılması hususlarında Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVK) hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı konusundaki tereddütün giderilmesi amaçlanmaktadır. Bankacılık faaliyetlerine özgü olarak bankalarla müşteri ilişkisi kurulduktan sonra oluşan gerçek kişilere ait kişisel veriler ve tüzel kişilere ait bilgilerin müşteri sırrı haline geleceği netleştirilmekte, sır saklama yükümlülüğünden istisna tutulan haller haricinde müşteri sırrı ya da Banka sırrı niteliğinde olan her türlü verinin, yurtdışındaki üçüncü taraflar ile paylaşılması ya da bunlara aktarılması konusunda Kurula, ekonomik güvenliğe ilişkin yapacağı değerlendirme sonrasında yasaklama getirme yetkisi verilmekte ve ayrıca bankaların faaliyetlerini yürütmede kullandıkları bilgi sistemleri ve bunların yedeklerinin yurtiçinde bulundurulması hususunda Kurul, karar almaya yetkili kılınmıştır.

Bankaların ücret ve komisyon tarifeleri

Bankaların kredi, mevduat, dış ticaret, transfer, nakit yönetimi ve kredi kartı gibi tüm faaliyetlerinden her ne ad altında olursa olsun aldıkları ücret, masraf ve komisyonların belirlenmesi yeniden düzenlenmektedir. Konunun Merkez Bankasının temel görev ve yetkileri ile ilişkili olduğu gözetilerek, Cumhurbaşkanına tanınan yetkilerin doğrudan Merkez Bankasına tanınması amaçlanmaktadır. Kredi ve mevduat dışında POS komisyonları, alternatif dağıtım kanallarından yapılan işlemler ile ilgili çok sayıda şikayet gelmesi nedeniyle diğer işlemler de Kanun maddesi kapsamına alınmıştır.”